Diğer Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Semer burun tedavisinde kullanılan greft materyalleri(İstanbul Üniversitesi, 2002) Erdem, Tamer; Özturan, OrhanSemer burun tedavisinde nazal dorsumdaki anatomik eksikliğin ve tipteki etkilenmenin yapısal olarak düzeltilmesi için otogreft, homogreft veya allogreft olmak üzere çeşitli destek sağlayıcı greft materyalleri kullanılmıştır. Bunlardan otogreft materyaller, genel olarak daha fazla kabul görmekle birlikte en uygun greft materyalinin hangisi olduğu hala tartışmalıdır. Her greft materyalinin kendine özgü olumlu ve olumsuz yanları vardır. Bu yazıda semer burun deformitesinin tedavisinde kullanılan greft materyalleri hakkındaki güncel bilgiler gözden geçirildi.Öğe Türkiye’de Sağlık Harcamalarının Turizm Gelirleri ve BIST Sağlık Endeksi Üzerine Etkisi(Sakarya University of Applied Sciences, 2022) Şit, Ahmet; Hacıevliyagil, Nuri; Başar, Berna DoğanBu çalışmanın amacı Türkiye’de sağlık harcamalarının turizm gelirleri ve BIST Sağlık Endeksinde yer alan firmaların hisse değerleri üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışma sağlık harcamaları bağımsız değişken, turizm gelirleri ve BIST’ te faaliyet gösteren sağlık firmalarının getirileri bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Bu amaçla iki farklı model oluşturulmuştur. Bu amaçla BIST’te faaliyet gösteren 4 firmanın Nisan 2011'den Temmuz 2021'e kadar aylık verileri kullanılmıştır. Çalışmada yöntem olarak ARDL uygulanmıştır. Analiz sonucunda; eşbütünleşme testi ile her iki modelde de değişkenler arasında eşbütünleşik ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca uzun ve kısa dönemli katsayı tahminci sonuçlarına göre sağlık harcamaları hacmindeki genişlemenin sektördeki firmaların hisse değerlerine olumlu katkı sağladığı, sağlık harcamaları değişkenindeki artışın turizm gelirleri üzerinde azaltıcı bir etkiye neden olduğu görülmektedir.Öğe Bir Hastaneye Başvuran Bireylerin COVID-19 Hastalığı ve COVID-19 Aşısına Yönelik Algı ve Tutumları(Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, 2022) Kartal, Mert; Dikici, İbrahim Caner; Tülüce, DeryaBu çalışma, bir hastaneye başvuran hastaların COVID-19 hastalığına karşı algıları ve COVID-19 aşısına yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla yapıldı. Çalışma, 01-30 Ekim 2021 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin polikliniklerine başvuran 203 hasta ile yürütüldü. Çalışma verileri, kişisel veri formu ve COVID-19 algısı, COVID-19 aşısına yönelik tutum ve COVID-19 kontrolü ölçekleri ile toplandı. Çalışmaya katılan hastaların, yaş ortalamalarının 37.43±13.51 olduğu, %52.2’sinin erkek ve %67.5’inin evli olduğu belirlendi. Hastaların, COVID-19 algısı ölçeği aldıkları puan ortalamaları 3.86±0.72, COVID-19 aşısına yönelik tutum ölçek puan ortalamaları 3.50±0.82, COVID-19 kontrolü algısı puan ortalamaları 2.10±0.48 olarak bulundu. Evli olanların aşıya yönelik olumlu tutumu, olumsuz tutumu ve Covid-19 makro kontrol algısı bekâr olanlara göre istatiksel olarak anlamlı olarak yüksek bulundu. Hastalığın tehlikelilik alt boyutu ile bulaştırıcılık, aşıya karşı olumlu, olumsuz tutum arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon saptandı (p<0.05). Çalışma sonuçlarımıza göre hastaların, Covid-19 aşısına yönelik olumsuz bir tutum sergilediği belirlendi.Öğe TÜRKİYE’DE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİN YASAMA, YÜRÜTME, YARGI ORGANLARI İLE TAŞRA VE YEREL YÖNETİMLERE ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ(Kamu Denetçiliği Kurumu, 2022) Dinç, Yusuf Durani; Yılmaz, Vedat16 Nisan 2017 tarihli Anayasa değişikliği birlikte Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiştir. Hükümet sistemi değişikliğiyle yasama, yürütme ve yargı organlarında yapısal ve fonksiyonel düzenlemeler yapılmıştır. Bu yeni düzenlemeler özellikle yasama ve yürütme organları arasındaki anayasal ilişkileri farklı derinlik ve boyutta etkilemiştir. Yürütme organının tek temsilcisi olan Cumhurbaşkanı, görev ve yetkilerinde yaşanan artış ve genişlemeyle merkezi idarenin kuruluşunda ve üst düzey kamu yöneticilerinin atanmasında önemli bir aktör haline gelmiştir. Yeni hükümet sisteminin merkezi idarenin taşra teşkilatına ve yerel yönetimlere de etkileri olmuştur. Literatür taraması ve gözlem yöntemi kullanılarak hazırlanan bu çalışmanın amacı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle yasama, yürütme ve yargı organlarında meydana gelen değişiklikleri ve bu organların birbirleriyle olan karşılıklı yeni ilişkilerini ve merkezi idarenin başkent teşkilatında yaşanan değişimi ve dönüşümü ve son olarak da genel hatlarıyla taşra teşkilatında ve yerel yönetimlerde ortaya çıkan yeni durumu incelemektir. Ayrıca bu çalışma tarihsel olarak Türkiye’de uygulanan farklı hükümet sistemi tercihleri ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesi nedenleri hakkında değerlendirme yapmayı amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yönteminin uygulandığı bu çalışmada yukarıdaki konulara ilişkin bilgiler özgün ve yorumlayıcı bir bakış açısıyla sunulmaktadır.Öğe Pontoserebellar köşe tümörlerinde dinamik kontrastlı manyetik rezonans görüntüleme bulguları(İstanbul Üniversitesi, 2007) Fırat, Ahmet Kemal; Karakaş, Hakkı Muammer; Kahraman, Bayram; Fırat, Yezdan; Altınok, Tayfun; Kızılay, AhmetAmaç: Pontoserebellar köşe tümörlerinin konvansiyonel manyetik rezonans görüntüleme MRG ileayırıcı tanısı her zaman mümkün olmayabilir. Buçalışmada, dinamik kontrastlı MRG’nin akustik nörinom, meninjiyom ve paragangliyom ayırıcı tanısındaki rolü araştırıldı.Hastalar ve Yöntemler: Tanıları akustik nörinom n=3 , paragangliyom n=5 ve meninjiyom n=4 olan 12 olguda konvansiyonel MRG ile eşzamanlı dinamikMRG uygulandı. Bu olgularda kontrast sonrası T1Asekanslar öncesinde dinamik MRG elde edildi. Görüntülerde 15 ayrı zaman noktasındaki rölatif vemaksimum rölatif tepe kontrastlanma Kmaks değerleri ve bu değerlere erişmek için geçen süre Zmaks hesaplandı. Lezyonların zaman-sinyal intensite eğripaternleri karşılaştırıldı.Bulgular: Literatürde tanımlanan dört temel zaman- sinyal intensite eğrisine göre, akustik nörinomların tip C, meninjiyomların tip A ve tip B, paragangliyomların ise tip A ile uyumlu patern gösterdiği görüldü.Sonuç: Dinamik MRG’nin pontoserebellar köşe tümörleri gibi, ekstra-aksiyal intrakraniyal patolojilerinayrıcı tanısında sınırlı da olsa katkısı olabileceği düşünüldüÖğe Online Anne Öğretimiyle Sunulan Eş Zamanlı İpucuyla Öğretimin, Okul Öncesi Görme Yetersizliği Olan Çocukların Bağımsız Hareket Becerilerini Kazanmalarında Etkililiği(Parantez Teknoloji, 2022) Polat, Fatma; Altunay, BanuAraştırmada görme yetersizliği olan okul öncesi çocuklara online anne öğretimi aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucu ile öğretimin, çocukların bağımsız hareket becerilerini kazanmalarında etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yoklama evreli davranışlar arası çoklu yoklama modeli, araştırma modeli olarak tercih edilmiştir. Araştırma, görme yetersizliğinden etkilenmiş okul öncesi çağda olan iki çocuk ve bu çocukların anneleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya dâhil edilen anneler daha önce sistematik olarak bir beceri öğretimi gerçekleştirmemiş ve eş zamanlı ipucuyla öğretim yöntemine ilişkin bir öğretim almamış bireyler arasından seçilmiştir. Çalışmada öğretim, yoklama ve izleme oturumları çocukların kendi evlerinde gerçekleştirilmiştir. Annelerin beceri ve yöntem öğretimleri araştırmacı tarafından annelerin uygun oldukları zaman dilimlerinde online olarak bağlantı kurularak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda anneler tarafından eşzamanlı ipucu yöntemi ile öğretiminin, çocuklara yüksek kol korunma tekniğiyle yürüme, elle duvar takibiyle yürüme ve alçak kol korunma tekniğiyle yürüme becerilerinin öğretiminde etkili olduğu saptanmıştır. Araştırmada annelerin uygulama oturumlarının ardından 7., 14. ve 21. günlerde bağımsız hareket becerilerinin, çocuklar tarafından sürdürüldüğü belirlenmiştir. Genelleme sonucuna göre çocukların öğrendikleri bağımsız hareket becerilerini farklı ortamlara (farklı odalara, bahçe ve sokağa) da genelleyebildikleri görülmüştür. Yapılan çalışmanın sonuçları göz önünde bulundurularak, farklı bağımsız hareket becerilerinin eş zamanlı ipucu yöntemi ile öğretimine yönelik uygulamalı çalışmaların online olarak yapılabileceği önerilmiştir.Öğe Kentsel İçme Suyu Şebekelerinde Suyun Kalite Seviyesinin Yapay Zekâ Yaklaşımları Kullanılarak Belirlenmesi(Fırat University, 2022) Şener, Abdullah; Ergen, Burhan; Mızrak, HamitÖz: Su, bütün canlıların yaşam dengesini sağlayan ve faaliyetlerini ayakta tutan hayati bir öneme sahiptir. İçme suyunun kalitesi suyun kimyasal, biyolojik, fiziksel ve radyolojik ölçütleriyle bağlantılıdır. Su kalitesi insan sağlığını ve ekolojik sistemi doğrudan etkileyen bir faktördür. Kentsel şebekelerde içme suyunun kalitesini ölçebilmek için birçok teknik ve model geliştirilmiştir. Dünya nüfusunun hızlı artışı ve yaşamsal alanlardaki içme suyu şebekelerinin sayısını da artırmaktadır. Bu tür ihtiyaçlara anlık cevap verebilmek insanlar için zaman alıcı bir süreçtir. Son zamanlardaki teknolojik gelişmeler bu tür problemlerin çözümünde etkin rol üstlenmektedir. Bu çalışmada su bileşenlerini içeren açık veri kümesi kullanılarak yapay zekâ tabanlı analizler gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analizlerde suyun kaliteli olup olmadığı tespit edilmiştir. Deneysel analizlerde makine öğrenme yöntemleri ve topluluk öğrenme algoritmaları kullanılmıştır. En iyi performans sonucu torbalama yöntemi ile elde edilmiştir. Bu yöntem ile %96,44 oranında genel doğruluk başarısı sağlanmıştır.Öğe Kadınların Doğum Şekli Tercihlerine Sağlık Eğitiminin Etkisi(İnönü Üniversitesi, 2017) Yağmur, Yurdagül; Çubuk, Medine MutluAmaç: Daha önce doğum yapmamış gebelerin doğum tercihlerine sağlık eğitiminin etkisini belirlemekti. Yöntem: Araştırma deneme öncesi pre-experimental tek grup son test modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Malatya ilinde 8 ASM’ye kayıtlı daha önce hiç doğum yapmamış ve gebeliğinin 7. ayı ve üzerinde olan 200 gebe oluşturdu. Sezaryen doğum isteyen veya doğum şekli konusunda kararsız olarak belirlenen 58 gebe eğitim grubuna alındı. Evrenin tamamı örnekleme alındığı için herhangi bir örnekleme yöntemi kullanılmadı. Veriler Anket Formu kullanılarak toplandı. Sezaryen isteyen ve doğum şekli konusunda kararsız olan, her kadına Eğitim Broşürü kullanılarak 15 dakikalık eğitim verildi. Elde edilen verilerin istatistik değerlendirilmesinde; yüzdelik dağılım ve Fisher Exact testi kullanıldı. Bulgular: Gerçekleşen doğum şekli ile kadının eşinin çalışması, gebeliğin takip edildiği yer, doğumun yapıldığı yer ve planlanan doğum şekli arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı pÖğe Oturarak Voleybol Türkiye Kupasında Yer Alan Takımların Reaksiyon Zamanlarının Turnuva Başarı Sıralamasına Etkisi(İnönü Üniversitesi, 2020) Konar, Nurettin; Şanal), Alperen; Vardar, TonguçBu çalışma 7-9 Aralık tarihleri arasında Adana ilinde yapılan Oturarak Voleybol Türkiye Kupasında yer alan takımların reaksiyon zamanlarının turnuva başarı sıralamasına etkilerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmamızın evrenini Türkiye Kupasında yer alan altı takımın (Adana Ayyıldız, Alges Alaplı, Karaman GSİM, Karabük GSİM, Karadeniz Ereğli Belediye, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Spor Kulübü) toplam 57 erkek sporcusu oluşturmuştur. Verilerin toplanılmasında Hubbard Scientific Reaction Timer kullanılmıştır. Sporcuların hem sağ el hem de sol el işitsel ve görsel reaksiyon süreleri alınmıştır. Alınan veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiş, elde edilen verilerin değerlendirilmesinde t-testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0.01 olarak alınmıştır. Araştırmalarımız sonuçlarına göre, en iyi işitsel ve görsel reaksiyon süresine sahip takımın Karadeniz Ereğli Belediye olduğu, sporcuların işitsel reaksiyon süresinin görsel reaksiyon süresinden daha iyi olduğu, sol el reaksiyon sürelerinin (hem işitsel hem de görsel) sağ el reaksiyon sürelerinden daha iyi olduğu son olarak da en iyi reaksiyon sürelerine sahip takımların turnuvayı üst sıralarda en düşük reaksiyona sahip takımların ise turnuvayı alt sıralarda tamamladığı araştırmalarımız sonucu tespit edilmiştir.Öğe Kronik Hastalığı Olan ve Olmayan Üniversite Çalışanlarının Fiziksel Aktivite, Egzersiz, Benlik Saygısı ve Yaşam Kaliteleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi (İnönü Üniversitesi Örneği)(İnönü Üniversitesi, 2020) Konar, Nurettin; Şanal), AlperenBu çalışma, kronik hastalığı olan ve olmayan üniversite çalışanlarının fiziksel aktivite, egzersiz, benlik saygıları ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya İnönü Üniversitesinde çalışan 92’si kronik hastalığı olan ve 202’si kronik hastalığı olmayan toplam 294 (kadın:103, erkek:191) kişi katılmıştır. Verilerin toplanmasında ise Fiziksel Aktivite Katılım Motivasyonu Ölçeği, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi, Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği, Rosenberg Öz Saygı Ölçeği ve yaşam kalitesini ölçen Nottingham Sağlık Profili Ölçeği (NHP) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmalarımız sonucu egzersiz bağımlılığında, “bağımlı” grup ve “yüksek düzeyde bağımlı” grubun fiziksel aktivite düzeylerinin ve fiziksek aktiviteye katılım motivasyonlarının yüksek olduğu, bireylerin egzersiz bağımlılıkları arttıkça öz saygılarının da arttığı görülmüştür. Katılanların yaşam kalitelerini ölçen Nottingham sağlık profili ölçeği sonuçlarına bakıldığında “normal” grubun ve “yüksek düzeyde bağımlı” grubun yaşam kalitelerinin yüksek olduğu, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu arttıkça bireylerin öz saygıları artmaktadır. Bireylerin fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu artıkça yaşam kalitelerinin de arttığı görülmektedir. Ayrıca kronik hastalığı olmayan bireylerin egzersiz bağımlılıklarının, fiziksel aktivite düzeylerinin ve yaşam kalitelerinin kronik hastalığı olanlara göre daha iyi düzeyde olduğu görülmüştür.Öğe Employees Perception and Behaviors About an Organization Environmental Awareness Policy(Bitlis Eren Üniversitesi, 2022) Yılmaz, Vedat; Ameen, Saman HamadThe study's goal was to determine the impact of an organization's environmental awareness policies on employee behavior, the relationship between environmental awareness and employee behavior, identify participant demographics, and employees' perceptions of environmental awareness. The study was a descriptive cross-sectional design; data was generated from a questionnaire via a mobile phone application from different organizations in Iraq/Erbil from 1 February 2021 to 12 October 2021. The researchers distributed 450 questionnaires via an online application format; 400 questionnaires were received and properly completed, and 50 questionnaires were missing, resulting in a sample size of 400 participants for the study. The study's limitation is the COVID-19 pandemic; the authors could not make field visits to organizations to gather information and directly interview participants. The study revealed a strong relationship between environmental awareness policies and employees' behavior, which indicates that depending on the organization's environmental awareness policies can lead to improving employees' behavior. However, there is a positive influence of environmental awareness policies on employees' behaviorÖğe Laparoscopic gastric cancer surgery for 65 age and elderly patients: a single center experience(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2022) Zengin, Akile; Bağ, Yusuf Murat; Aydın, Mehmet Can; Sümer, Fatih; Kayaalp, Cuneyt[Abstract Not Available]Öğe DÂHİLİYE HEMŞİRELERİNİN YAPAY ZEKÂ KAYGILARI VE MANEVİ BAKIM ALGILARI ARASINDAKİ İLİŞKİ(Yozgat Bozok University, 2022) Menekli, Tuğba; Şentürk, Sibel
Aim: This study aimed to determine the relationship between artificial intelligence concerns and perceived
spiritual care in internal medicine nurses.
Methods: This descriptive correlational study was conducted between October 13, 2021 and March 12, 2022.
The sample of the study consisted of 477 internal medicine nurses. The data were collected using a ‘Nurse
Information Form’, ‘Artificial Intelligence Anxiety Scale’ and ‘Spirituality and Spiritual Care Rating Scale’.
Data were analyzed by independent-samples t test, One-Way ANOVA, Bonferroni test, Pearson’s correlation
test and linear regression analysis.
Results: The majority of the nurses were 26-32 age group (33.3%), female (63.1%), married (54.9%), had
bachelor’s degree (58.7%) and professional experience of 6-10 years (35.6%). Their Artificial Intelligence
Anxiety Scale and Spirituality and Spiritual Care Rating Scale total mean scores were 95.35±4.02 and
63.50±3.14, respectively. A highly significant negative correlation was found between their AIAS and
Spirituality and Spiritual Care Rating Scale total mean scores (r =-0.785, p = 0.041). Their artificial
intelligence concerns negatively affected their perceived spiritual care (F= 36.140, p<0.05, R = .840).
Conclusion: Internal medicine nurses had moderate Artificial Intelligence Anxiety Scale mean score and
high Spirituality and Spiritual Care Rating Scale mean score. As their Artificial Intelligence Anxiety Scale
mean score increased, their Spirituality and Spiritual Care Rating Scale mean score decreased.
Keywords: Internal Medicine, Nurse, Artificial Intelligence, Spiritual Care Perception.Öğe Potasyum Nitrat İçeren Sodyum Karboksimetil Selüloz İle Kaplanmış Dokusuz YüzeylerdeKaplama Miktarının Su ve Gübre Salım Özellikleri Üzerine Etkisi(TMMOB Tekstil Mühendisleri Odası, 2022) Okyay, Gamze; Bayaner, Volkan; Ulaş, Abdullah; Özen, İlhanTarımsal uygulamalar için su emici/tutucu ve kontrollü gübre salım özelliğine sahip agrotekstil yapısı oluşturmak amacıyla, 75/25 poli(etilen terefitalat)/viskon (PET/CV) dokusuz yüzeyler (DY), öncelikle poli(vinil alkol) (PVOH) ve ardından sodyum karboksimetil selüloz (Na-CMC), potasyum nitrat (PN) ve sitrik asit (CA) içeren çözeltilerle kaplanmıştır. PVOH ve Na-CMC kaplama miktarları sırasıyla 120 g/m2 ve 30, 60 ve 90 g/m2 olarak belirlenmiş ve çapraz bağlayıcı olarak %5 CA kullanılmıştır. Kaplamadan sonra dokusuz yüzeylerin morfolojik ve yapısal, jelleşme, su emicilik, su tutma ve gübre salım davranışı incelenmiştir. Çalışma sonuçları değerlendirildiğinde, sitrik asit kullanımının çapraz bağ oluşumunu desteklediği ve tüm kaplama formülasyonlarında %1000’in üzerinde su emicilik kapasitesine ulaşıldığı görülmüştür. Ayrıca, hazırlanan agrotekstil yapıları lineer bir gübre salım şekli göstererek, kontrollü salım gübre olarak adlandırılabilmesi için gerekli olan besin salım şeklini sağlamıştır. Ancak, hiçbir numune besin salım hızı açısından gerekli olan kriterleri karşılayamamaktadır. Sonuç olarak, üretilen agrotekstil yapıları performans açısından değerlendirildiğinde, 60 g/m2 Na-CMC ile yapılan formülasyonun en optimum özelliklere sahip olduğu söylenebilir.Öğe Atık Madeni Yağ İçeren Kapsüllerin Bitümlü Sıcak Karışımların Mekanik Özelliklerine Etkisi(Hüseyin AKBULUT, 2022) Sarışın, Esma; Yilmaz, Mehmet; Yalçın, ErkutGünümüzde ulaşım açısından bitümlü sıcak karışımların önemi oldukça fazladır. Bitümlü sıcak karışımlar zamanla artan trafik yükü ve iklim koşullarına bağlı olarak rijitliğin artmasıyla kırılgan hale gelmektedir. Bu durum üst yapıda çatlaklara ve bozulmalara neden olmaktadır. Bu nedenle bitümlü karışım tabakalarının düzenli olarak gözlenmesi, bakım ve onarım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ancak ekonomik veya teknik nedenlerden ötürü bu her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle kendini onarabilen bitümlü sıcak karışım fikri son yıllarda önem kazanmıştır. Çalışma kapsamında kapsüllerde onarıcı malzeme olarak araçların bakımları sonrası açığa çıkan atık madeni yağ kullanılmıştır. Optimum şartları sağlayan kapsüller üretilmiştir. Kapsüller, karışımlara dört farklı oranda (agrega ağırlığınca %0,25, %0,50, %0,75 ve %1,00) ilave edilmiştir. BSK numunelerine üç noktalı eğilme yorulma deneyi uygulanmıştır. Ayrıca kapsül ilavesinin karışımların mekanik özellikleri üzerindeki etkisini değerlendirilmiştir.Öğe Blockchain Kripto Varlık Bitcoin Üzerine Bibliyometrik Bir Analiz Web Of Science Uygulaması(Ahmet Vecdi CAN, 2023) Ancarlı, Süleyman Erhan; Karaca, Süleyman Serdar; Başcı, Eşref SavaşKripto varlıklar bilgisayar ortamında üretilen merkezi olmayan dağıtık teknolojide çalışan finansal dijital kavramlardır. Kripto varlıkların küresel piyasadaki büyük artışından dolayı ulusal yetkililer tarafından da incelenmeye başlanmıştır. Bu nedenle yapılan bu çalışmada bibliyometrik analiz tekniği ile son yıllarda kripto varlık üzerine yapılan ve Web of Science veri tabanında yer bulan çalışmalar incelenmiştir. Bibliyometrik analiz: güncel, tercih edilen bir yöntemdir. Bibliyometrik analiz incelenen alanın tarihsel ayrıntılarıyla araştırılmasını sağlayabilmektedir. Ayrıca yayınların bilimsel literatürdeki etkilerini ölçmek için de kullanılabilmektedir. Bu çalışma ile, yatırımcıların ve ilgililer için kripto varlıklar, blok zincir ve bitcoin alanlarında yapılan çalışmalar çeşitli nitelikleri açısından sınıflandırılarak bilgi verilmek istenmiştir. Bu amaçla uygulanan bibliyometrik analiz ile blok zincir alanı ve kripto varlık, bitcoin piyasalarında yapılan ve Web of Science platformunda yer alan çalışmalar sayı, yıl, finans kaynakları, çalışan ilgili kurum vb. alanlar hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır. Blok zincir, kripto varlıklar, bitcoin üzerine son 5 yılın bibliyometrik analizi çalışması gerçekleştirilmiştir. Kripto varlık alanında kısıtlı sayıda çalışma olduğu fark edilebilmektedir. Ancak bu eksik son yıllarda yapılan yayınlarla doldurulmaya çalışıldığı da görülmektedir. Bu çalışma sonucunda, kripto varlık alanında en fazla çalışmanın 2021 yılında yapıldığı, en fazla makale türünde yayın ise yine 2021 yılında ve son olarak da yayın kategorisi olarak İşletme Finansmanı alanında çalışmaların yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Yine blok zincir, kripto varlık, bitcoin alanlarındaki çalışmalar farklı alanlarda ve farklı dönemler ile farklı analiz yöntemleri kullanılarak analiz edilebilir.Öğe FORTUNE500'DE SEÇİLMİŞ İLK 50 TÜRK FİRMANIN NAKİT AKIŞ ORANLARININ FİRMANIN PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ(Ahmet Güven, 2022) Aldemir, Seda; Karaca, Süleyman SerdarNakit akış tablosu, bir kuruluşun finansal performansının ayrılmaz bir göstergesidir. Dinamik nakit oranları, bir kuruluşun finansal farklılığını yansıtmayı destekler. Çalışmada, nakit dengesi ve likidite hakkında kesin bilgiyi yansıtması açısından Nakit Akış Tablosundan elde edilen oranlar kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Fortune 500'deki seçilmiş ilk 50 Türk firmasının performans farklılıklarını tahmin etmek için nakit akış oranlarının, nakit akış profillerine göre model2 ye giren firmalar ve diğerlerine (model3, model4, model6) giren firmaların etkinliğini analiz etmektir. Sonuç olarak, analiz sonuçlarına göre kullanılan değişkenlerden X6 değişkeni firmaların Model2’ye girmelerini etkileyen değişken olarak belirlenmiştir.Öğe Inhibitory Effect of Oregano and Laurel Essential Oils and Their Main Components on Seed Germination of Some Weed and Crop Species(Selcuk University, 2022) Tursun, Nihat; Işıkber, Ali Arda; Alma, Mehmet Hakkı; Bozhüyük, Ayşe UsanmazThe essential oils from oregano (Origanum syriacum L.) and laurel (Laurus nobilis L.), and their main components, namely, carvacrol, 1,8-cineole and α-pinene, were tested to determine their inhibitory effects on the seed germinations of three different weeds [redroot amaranth (Amaranthus retroflexus L.), wild licorice (Glycyrrhiza glabra L.), curled dock (Rumex crispus L.) and cutleaf ground-cherry (Physalis angulata L.)] and three crops [(wheat (Triticum aestivum L.), corn (Zea mays L.) and cotton (Gossypium hirsitum L.)]. Gas chromatography/mass spectroscopy (GC-MS) analysis showed that 1,8-cineole and carvacrol were the major components of laurel and oregano essential oils, respectively. An in-vitro bioassay seed germination test showed that oregano essential oil and carvacrol completely inhibited the germination of weeds at all the concentrations ranging from 1 to 5 µl/Petri dish, while seed germination of test weeds significantly decreased with increasing of the concentrations of laurel essential oil and its main components, 1,8-cineol and α-pinene ranging from 5 to 20 µl/Petri dish. Oregano essential oil and carvacrol were totally ineffective on cotton and corn germination (except for the concentration of 5 µl/Petri dish of cavracrol), whereas they had a strong inhibitory activity against wheat seeds. On the other hand, the laurel essential oil and its main component, 1,8-cineole, showed less selective action on test crop species. It could be concluded that volatile oil from O. syriacum and its main component, cavracrol, possessed a strong inhibitory effect on germination of the weeds and was totally selective action on some crops, and could be utilized as bioherbicide for future weed management programmes.Öğe Üreme Turizmi ile Yaygınlaşan Taşıyıcı Annelik Üzerine Etik Bir Değerlendirme(2021) Kuş, Özgür; Güven, Gamze Özbekilimin ilerlemesi ve teknolojiye yansımaları sağlık alanında hastalıkların tanı ve tedavisinde yeni yöntemleri uygulanabilir kılmaktadır. Bu sayede biyolojik yetersizlikler nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftlere yardımcı üreme teknikleri uygulanabilmektedir. Bu tekniklerden birisi de heterolog döllenme yöntemleri arasında yer alan taşıyıcı annelik uygulamasıdır. Taşıyıcı annelik uygulanma şekline göre toplumların üremeye bakış açılarını etkilemekte ve çocuk sahibi olma normlarını zorlamaktadır. Bu nedenle ülkemiz gibi birçok ülkede yasal ve ahlaki olarak kabul edilmemektedir. Buna rağmen uygulamanın yasal olduğu ülkelere yapılan üreme turizmi nedeniyle yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmada üreme turizmi ile yaygınlaşan taşıyıcı annelik uygulaması hakkında literatür taraması yapılarak güncel ve önemli verilerin paylaşılması ve konunun biyomedikal etik açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada taşıyıcı annelik uygulamasına etik ve yasal olarak hazır olmayan toplumların gelecekte büyük sorunlarla karşılaşmasının kaçınılmaz olacağı öngörülmektedir. Bu nedenle yapılan etik değerlendirmeler çerçevesinde üreme turizmi ile gerçekleştirilen taşıyıcı annelik hakkında yasal bir zeminin oluşturulması önemli görülmektedir.Öğe Osmanlı Devletinde Devlet-Tarikat İlişkileri Bağlamında Meclis-i Meşayih(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2021) Kaya, İsmailOsmanlı Devleti, tarih sahnesine çıktığı andan başlamak üzere özellikle ciddi problemlerle karşı karşıya kaldığı 19. yüzyıla kadar tarikatlara, belirli bir özgürlük anlayışı çerçevesinde, sahip oldukları önemli işlevleri sebebiyle, gelişme ve büyümelerine izin vermiştir. Ancak Safevi tehlikesinin yükselişe geçtiği ve merkezileşmenin ağırlığını giderek hissettirmeye başladığı zaman dilimlerinde tarikatlar üzerindeki denetimini de artırmıştır. Bu denetimin artmasına paralel olarak 19. yüzyılla beraber dönemin getirmiş olduğu yeni şartlar ve Osmanlı Devleti’nin bu şartlara uyum sağlamak için yürüttüğü politikalar, tarikat ve tekkelerin devlet tarafından sağlanan özerk durumdaki statülerini kaybetmelerine sebep olmuştur. Tarikatların devlet tarafından denetim altına alınmalarının önemli bir göstergesi Meclis-i Meşayih’in kurulmasıdır. Şeyhülislamlık tarafından denetlenen dergâhlar, 1866 yılında Şeyhülislamlığa bağlı olarak kurulan Meclis-i Meşayih kurumunun uhdesi altına alınmıştır. Böylece kademeli bir biçimde başlayan tekkeleri kontrol süreci, bir kurumsal yapının ortaya çıkmasını kaçınılmaz hâle getirmiş ve bu durumun bir sonucu olarak Meclis-i Meşayih kurularak çalışmalarına başlamıştır. Tekke ve zaviyelere ait tüm işler ve özellikle şeyh atamalarından sorumlu olan Meclis-i Meşayih, tekkelerin kontrol altına alınması açısından da önemli bir konum elde etmiştir. Bu çalışmada, Osmanlı Devleti’nin tarikatlarla olan ilişkisinde Meclis-i Meşayih’in amacı, önemi ve kararları nelerdir sorusuna cevap aranacaktır.












