Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Üniversite öğrencilerinin afet risk algılarının umutsuzluk düzeyi üzerine etkileri(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2024) Ayverdi, Aslıhan; Kartal, MertÜniversite öğrencilerinin afet risk algılarının umutsuzluk düzeyi üzerine etkilerini incelemek amacıyla yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Malatya Turgut Özal Üniversitesi'nde 365 kadın 144 erkek öğrenciyle birebir görüşme ve Google Forms kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracında araştırmaya katılanların sosyodemografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanmış kişisel bilgiler formu, Üniversite Öğrencileri Afet Risk Algısı Ölçeği ve Beck Umutsuzluk Ölçeği bulunmaktadır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS veri analiz programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda maruziyet, Anksiyete üzerinde, etki değişkeni ile anksiyete düzeyleri yönetilmezlik, etki ve maruziyet değişkenleri ile anksiyete, umutsuzluk arasında anlamlı ve pozitif ilişki bulunmuştur. Maruziyet, etki, yönetilmezlik ile umutsuzluk arasındaki ilişkide anksiyetenin, kritik bir aracı değişken olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Afet, risk, algı, umutsuzlukÖğe Meloidogyne javanica (treub) chitwood (nematoda: meloidogynidae) ile enfekteli biberde myzus persicae (sulzer) (hemiptera: aphididae)'nin bazı biyolojik özelliklerinin belirlenmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2024) Tunç, Fatma; Keçeci, MehmetBu çalışma ile, Kök-ur nematodu Meloidogyne javanica ile 7, 14 ve 28 gün önceden enfekte edilmiş biber bitkilerinde yaprakbiti Myzus persicae'nin yaşam çizelgesi parametreleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 25 ve 28°C olmak üzere iki farklı sıcaklıkta %60±10 orantılı nem ve 16:8 saat A:K koşullarında yürütülmüştür. 25°C sıcaklıkta, M. persicae'nin toplam nimf gelişme süresi kontrol uygulamasında 6.05 gün olurken, 7 gün öncesinde M. javanica ile enfekte edilen biber bitkisinde ise 6.8 gün olarak belirlenmiştir. Ömür uzunluğu kontrol uygulamasında 32.35 gün olurken, 14 ve 28 gün önceden M. javanica ile enfekte edilen bitkilerde beslenen bireylerde bu süre sırasıyla, 27.67 ve 27.75 gün olarak belirlenmiş ve aralarında istatistiksel bir farklılık bulunmamıştır. Kontrol, 7, 14 ve 28 günlük M. javanica'ya maruz bırakılan uygulamada fekundite verileri sırasıyla, 69.00, 70.80, 56.44 ve 62.15 nimf/dişi olarak belirlenmiştir. Kontrol ve 7 günlük nematod enfekteli uygulamasında elde edilen yavru sayısı, 14 günlük nematod enfekteli yavru sayısından istatistiksel olarak farklılık göstermiştir. 28°C sıcaklıkta ise, M. persicae'nin toplam nimf gelişme süresi kontrol uygulamasında 6.21 gün olurken, 28 gün öncesinde M. javanica ile enfekte edilen biber bitkisinde ise 6.83 gün olarak belirlenmiştir. Aynı sıcaklıkta net üreme gücü kontrol uygulamasında 10.47 olarak belirlenirken, 7 gün önceden M. javanica ile enfekte edilen bitkilerde beslenen bireylerde ise 21.66 olarak saptanmıştır. 28°C sıcaklıkta nematod ile enfekteli bitkilerde, M. persicae'nin ömür uzunluğu, fekundite, kalıtsal üreme yeteneği parametreleri, kontrol uygulamasına göre olumsuz olarak etkilenmemiştir. Bununla birlikte, 25°C sıcaklıkta daha önceden nematod ile enfekte edilmiş bitkilerde, M. persicae'nin, ergin öncesi dönemlerinin gelişme süresi, ergin ömür uzunluğu, fekundite ve kalıtsal üreme yeteneği parametrelerini olumsuz yönde etkilendiği saptanmıştır. Sonuç olarak M. javanica ile gerçekleştirilen ön enfeksiyonun biber bitkilerinde M. persicae'ye karşı teşviklenmiş dayanıklılığı aktive edebildiği değerlendirilmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Kök-ur nematodu, teşvik edilmiş dayanıklılık, yaşam çizelgesi, yaprakbitiÖğe Bi ve GD çift katkılı hidroksiapatitlerin teorik ve deneysel karakterizasyonu(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Acar, Emine Nur; Ateş, TankutTez kapsamında, hidroksiapatit (HAp) yapısına bizmut (Bi) ve gadolinyum (Gd) katkılarının dahil edilmesinin yapısal, termal ve elektronik özellikler üzerindeki etkileri sistematik olarak araştırılmıştır. HAp numuneleri, kalsiyum nitrat tetrahidrat, bizmut (III) nitrat pentahidrat, gadolinyum (III) nitrat hekzahidrat ve diamonyum hidrojen fosfat kullanılarak sentezlenmiş; ardından 900 °C'de kalsinasyon işlemi uygulanmıştır. Yapılan karakterizasyonlarda XRD, FTIR, Raman, SEM, TGA/DTA gibi ileri düzey tekniklerden yararlanılmıştır. Elektronik yapılar teorik hesaplamalarla incelenmiş ve katkı elementlerinin bant aralığı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Bi ve Gd katkısı, HAp'ın bant aralığını düşürerek elektronik iletkenliğini artırmakta ve böylece malzemenin biyomedikal, elektronik ve katalitik uygulamalara yönelik potansiyelini güçlendirmektedir. Aynı zamanda katkılar, kristal yapı üzerinde küçülmelere neden olarak kafes parametrelerinde ve birim hücre hacminde azalma meydana getirmiştir. Bu yapısal değişikliklere paralel olarak yoğunluk değerlerinde artış gözlemlenmiş, bu da katkı elementlerinin yüksek atomik kütlelerine bağlanmıştır. LAC (doğrusal soğurma katsayısı) değerleri foton enerjisine bağlı olarak azalma göstermekte olup, katkıların türü ve oranı bu parametreyi doğrudan etkilemiştir. Elde edilen sonuçlar, katkılı HAp malzemelerinin mekanik, termal ve elektronik özelliklerinin kontrollü şekilde ayarlanabileceğini göstermekte ve bu malzemelerin ileri teknoloji uygulamalarındaki potansiyel kullanımını desteklemektedir.Öğe Malatya yöresinde yetiştirilen yerel armut genotiplerinin fenolojik, pomolojik ve bazı fitokimyasal özelliklerinin belirlenmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2022) Arpacı, Hazal; Kan, TuncayBu çalışma 2020-2021 yılları arasında Malatya Turgut Özal Üniversitesi Elma- Armut Gen Kaynakları Parselinde bulunan Malatya yöresinde yetiştiriciliği yapılan armut genotipleri üzerinde yürütülmüştür. Çalışmamızda 9 armut genotipinin bazı fenolojik, pomolojik ve fitokimyasal özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda tomurcuk kabarması 9-27 Mart, tomurcuk patlaması 14 Mart 1 Nisan, çiçeklenme başlangıcı 28 Mart 7 Nisan, tam çiçeklenme 2-11 Nisan, çiçeklenme sonu 6-15 Nisan, Hasat 10 Ağustos 13 Kasım, yaprak dökümü 3-17 Aralık ve tam çiçeklenmeden hasada kadar geçen gün sayı sı 128-216 gün arasında değişiklik göstermiştir. Meyve ağırlıkları 46.3-202.6 g, meyve boyları 44.8-91.2 mm, meyve çapları 43.8-76.2 mm, meyve eti sertliği 2.4-9.62 kg/cm2, meyve hacmi 45.5-204.3 ml, meyve kabuk renk değerleri L değeri 21.3-77.1 a değeri -2.49 ile 0.1 b değeri -2.03 ile 54 arasında tespit edilmiştir. Genotiplerin SÇKM değerleri 10.3-15.9, pH değerleri 2.63-5.37, toplam fenolik madde miktarı 167-992 mg GAE /1000g, toplam antioksidan aktiviteleri 284-1454 mg TEAC/1000 g arasında değiştiği belirlenmiştir. Çalışmada yazlık olarak Aliseydi armut genotipi güzlük olarak ise Parlak ve Armut1 genotipleri önemli bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Armut fenolojik ve pomolojik özellik, verim, antioksidan maddeÖğe Tükiye'de finansal gelişme ve gelir eşitsizliği ilişkisinin incelenmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Önel, Remzi; Kızılkaya, OktayEkonomilerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri gelir dağılımındaki eşitsizliktir. Gelir eşitsizliğinin azaltılması ve gelir dağılımında adaletin sağlanması, politika yapıcıların öncelikli görevleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda, politika yapıcıların, gelir eşitsizliğini azaltmaya yönelik etkili ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi gerekmektedir. Bu tür politikaların oluşturulabilmesi için öncelikle gelir dağılımındaki bozulmaların doğru şekilde tespit edilmesi önem taşımaktadır. Gelir dağılımındaki sapmaların bölgesel ve sektörel düzeyde belirlenmesi, adil bir gelir dağılımı sağlamaya yönelik politika kararlarının sağlıklı biçimde şekillendirilmesine olanak tanımaktadır. Son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalar, gelir eşitsizliğinin özellikle finansal gelişmişliğin düşük olduğu bölgelerde daha belirgin olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, finansal gelişmenin gelir eşitsizliği üzerinde belirleyici bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, finansal sistemin yapısı, işleyişi ve gelişmişlik düzeyinin, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri ne ölçüde etkilediğinin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de finansal gelişmenin gelir eşitsizliği üzerindeki etkilerini 1987-2021 dönemi verileri ile analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın ampirik analiz süreci zaman serisi yöntemlerine dayanmaktadır. Bu kapsamda, öncelikle Lee ve Strazicich'in (LS, 2003) geliştirmiş olduğu yapısal kırılmalı birim kök testi uygulanmış, ardından ARDL sınır testi ile uzun dönemli ilişkiler incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye'de finansal gelişmenin zamanla artmasına rağmen gelir eşitsizliğinde anlamlı bir azalma sağlanamadığını ortaya koymuştur. Analiz sonuçlarına göre; ekonomik politika belirsizliği, kişi başına düşen GSYİH ve küreselleşmede yaşanan artışların, gelir eşitsizliğini artırıcı yönde etkide bulunduğu belirlenmiştir.Öğe Bazı yeni nesil gübrelerin çilekte tuz stresine karşı kullanım olanaklarının araştırılması(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Baştuğ, Emrullah; Karlıdağ, HüseyinBu araştırmada, 'Rubygem' çilek çeşidinin (Fragaria × ananassa Duch.) tuz stresine verdiği morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal tepkiler ile bazı yeni nesil gübrelerin bu stres üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Deneme, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi serasında kontrollü koşullarda yürütülmüş, 35 mM NaCl ile oluşturulan tuz stresine karşı yeni nesil gübrelerinin etkinliği araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar, tuz stresinin bitki gelişimini, fotosentez performansını, pigment içeriğini olumsuz etkilediğini ve membran geçirgenliği, lipit peroksidasyonu (MDA), antioksidan enzim (SOD, POD) aktiviteleri ile prolin birikimini arttırdığını ortaya koymuştur. Yeni nesil gübre uygulamaları, morfolojik büyüme (taç ve kök ağırlığı, yaprak alanı), fizyolojik parametreler (stomal iletkenlik, yaprak su içeriği, fotosentez hızı) ve biyokimyasal özelliklerde (antioksidan savunma, pigment içeriği) önemli iyileşmeler sağlayarak tuz stresinin olumsuz etkilerini azaltmada etkili olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmanın bulguları, biostimulant içerikli yeni nesil gübrelerin, çilek yetiştiriciliğinde tuzluluk stresine karşı sürdürülebilir üretim için önemli bir alternatif olduğunu ve gelecekteki çalışmalarda bu gübrelerin farklı bitki türleri ve tarım koşullarında test edilmesinin yararlı olacağını göstermektedir. Bu çalışma, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından 24Y08 numaralı proje kapsamında desteklenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Çilek, Tuz Stresi, Yeni Nesil Gübre, Antioksidan Enzimler, Prolin, MDA.Öğe H.1312/M.1894-1895 tarihli "Dârü'l-Muallimîn Programı" adlı eserin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Sezer, Hamit; Polat, HabibeBu çalışma, H.1312/M.1894 tarihli "Dârü'l-muallimîn Programı" adlı eserin transkripsiyonunun yapılarak Osmanlı eğitim sistemi içerisindeki öğretmen yetiştirme politikalarını ve müfredat yapısını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Osmanlı Devleti'nde klasik dönemden itibaren medrese merkezli yürütülen eğitim anlayışı Tanzimat sonrası süreçte önemli dönüşümlere uğramış, öğretmen yetiştirme meselesi modernleşmenin temel bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Bu bağlamda, 1894 tarihli program, hem Osmanlı eğitim tarihine ışık tutan özgün bir belge niteliğinde olup hem de modern pedagojik yöntemlere geçiş sürecinin somut yansımalarını ortaya koymaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Osmanlı klasik eğitim sistemi, medreselerin yapısı ve işleyişi, sıbyan mektepleri ve eğitimdeki geleneksel yöntemler ele alınmıştır. Ardından Tanzimat sonrası eğitim reformları çerçevesinde öğretmen yetiştirme kurumları olan Dârü'lmuallimîn'in kuruluş süreci, müfredat yapısı ve işleyişine dair ayrıntılar incelenmiştir. Özellikle Rüşdiye, İdadiye ve Sultaniye düzeylerinde okutulan derslerin çeşitliliği, öğretmen adaylarının çok yönlü yetiştirilmesi hedefini yansıtmaktadır. Arapça, Farsça gibi dil derslerinin yanı sıra matematik, coğrafya, hendese, fen ve yabancı dil dersleri modernleşme çabalarının göstergesi olmuştur. İkinci bölümde 1894 tarihli "Dârü'l-muallimîn Programı"nın transkripsiyonu yapılmış ve üçüncü bölümde ise genel değerlendirme ve içerik analizine yer verilmiştir. Sonuç olarak bu tez, Osmanlı eğitim sisteminde öğretmen yetiştirme sürecine dair önemli bir kaynağı gün yüzüne çıkararak literatürdeki boşluğu doldurmakta; aynı zamanda Osmanlı modernleşmesinin eğitim politikaları açısından kritik bir döneme işaret etmektedir. Bu yönüyle çalışma, Osmanlı eğitim tarihi araştırmalarına hem belge hem de değerlendirme boyutunda değerli katkılar sunmaktadır. ANAHTAR KELİMELER; Osmanlı Devleti, Eğitim, Dârü'l-muallimîn, Tanzimat, Modernleşme.Öğe Bor gübrelemesinin kırmızı pancarın (Beta vulgaris L.) verim özelliklerine etkisi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Arıbaş, İbrahim Ethem; Durak, AlperBu araştırma 2025 yılında Malatya İli Yeşilyurt İlçesine bağlı Topsöğüt Mahallesinde bir çiftçimizin serasında yürütülmüştür. Bu araştırma, sera ortamında yetiştirilen kırmızı pancar bitkilerinde, %20 saf B içeren tarım bor gübresinin bitki verimi ve diğer özellikleri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Denemede, üç farklı bor dozu kullanılmıştır: 0.5 kg da-1, 1 kg da-1 ve 1.5 kg da-1uygulamaları ile bir kontrol grubu da dahil edilmiştir. Deneme, tesadüf parselleri desenine göre üç tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Deneme alanına ait toprak örnekleri, arazi çalışmasına başlanmadan önce tekstür, pH, elektriksel iletkenlik (EC), kireç, organik madde, fosfor, potasyum gibi parametreler açısından analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, deneme alanındaki toprak killi tınlı bünyeli, hafif alkalin, tuzsuz ve kireçli yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca organik madde ve fosfor içeriği düşük, potasyum içeriği yüksek bulunmuştur. Hasat sonrası örnekler üzerinde bitkilerin verim özellikleri arasında yumru yaş ve kuru ağırlığı, çapı, boyu ve bitki özelliklerinden bitki boyu, yaprak sayısı ile yeşil aksam taze ve kuru ağırlıkları değerlendirilmiştir. Ayrıca besin elementleri analizleri ile bor uygulamalarının besin içeriği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda, 1 kg da-1 seviyesinde uygulanan bor dozunun kırmızı pancar bitkisinde istatistiksel olarak anlamlı bir verim artışı sağladığı tespit edilmiştir.Öğe Beslenme Okuryazarlığı Ölçeğı geliştirilmesi vedeğerlendirilmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Güngör, Fatma Nur; Deniz, Serdar; İnceoğlu, FeyzaBu çalışmada; beslenme okuryazarlığının önemi, tanımı, amacı ve gerekli becerileri incelenerek ölçek geliştirmek ve ulusal literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmaya 18 yaş ve üzeri sağlıklı ve gönüllü 1256 kişi dahil edildi. Çalışmanın ilk aşamasında literatür taraması ile ölçek formu oluşturularak kapsam geçerliliği için 20 farklı uzman görüşleri alındı. Uzman görüşleri sonucunda hazırlanan form pilot olarak 30 kişiye uygulandı. Kapsam geçerliliği ve pilot uygulaması yapılan ölçek formuna yapı geçerliliği analizleri için AFA ve DFA uygulandı. Açıklayıcı faktör analizi uygulamasında kullanılacak olan 616 kişiye ait çok değişkenli normal dağılım indeksi 6.184 ve doğrulayıcı faktör analizi uygulamasında kullanılacak olan 640 kişiye ait veriler için çok değişkenli normal dağılım indeksi 5.923 bulundu. Anlamlılığı test edilen modelde faktör döndürme yöntemi olarak varimax rotasyon yöntemi kullanıldı. Faktörlerin seçiminde Kaisen yöntemi tercih edildi. Ölçek formunda yer alan maddeler incelendiğinde 37 madde yükleri 0,30 altında olması nedeni çalışma dışı bırakılarak ve 21 madde ile ölçek formu hazırlandı. 21 soru ve 4 alt faktörden oluşan ölçeğin varyans açıklama oranı %70.23 bulundu. Oluşturulan 4 faktör ve 21 maddeli ölçek modelinin DFA ile doğrulandı. Model yapısını test etmek için uygulanan DFA sonucunda χ2/sd 3.631, RMSEA 0.062, GFI 0.907, CFI ve IFI ise 0.939 bulundu. Geçerlilik süreci tamamlanan ölçek modeli için güvenilirlik analizleri uygulanması aşamasına geçildi. Ölçek güvenilirliğinin test edilmesinde maddeler arası düzeltmiş korelasyon katsayısı ve Cronbach's α iç tutarlılık katsayıları hesaplanarak zamana göre değişmezlik testinde test-tekrar-test güvenilirlik hesaplaması yöntemleri kullanıldı. Geliştirilen Beslenme Okuryazarlığı ölçeği hem geçerli hem de güvenilir bulundu. Ölçek için alınabilecek puan 0 ile 84 arasında değişim göstermekte olup kestirim noktası 21 olarak hesaplandı.Öğe Malatya ili Battalgazi ekolojisinde yetiştirilen seçilmiş bazı alıç genotiplerinin bitkisel ve kimyasal özelliklerinin belirlenmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Yılmaz, Emel; Gündüz, KazimBu çalışma, 2023-2024 yılları arasında Malatya ili Battalgazi ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Alıç Gen Koleksiyon Bahçesi'nde yürütülmüştür. Araştırmanın materyalini, Türkiye'nin farklı bölgelerinden toplanarak aynı ekolojik koşullar altında yetiştirilen 15 farklı alıç (Crataegus spp.) genotipi oluşturmuştur. Çalışma kapsamında, alıç genotiplerinin iki yıl boyunca fenolojik gelişim süreçleri takip edilmiş, morfolojik özellikleri UPOV (Uluslararası Yeni Bitki Çeşitlerini Koruma Birliği) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Her genotip için morfolojik özelliklerini yansıtan bireysel tanıtım kartları oluşturulmuştur. İki yıllık ortalama pomoloji analizi verilerine göre; meyve ağırlığı 1.02–13.38 g, meyve eni 11.43–31.01 mm, meyve boyu 11.69–23.03 mm, meyve hacmi 0.98–11.82 ml, et kalınlığı 2.34–8.87 mm ve et oranı %69.94–89.37 arasında ölçülmüştür. Çekirdek ağırlığı 0.30–1.38 g, çekirdek sayısı 1.00–4.94 adet, sap uzunluğu 4.03–18.97 mm, sap kalınlığı ise 0.63–1.72 mm olarak belirlenmiştir. Renk parametrelerinden C* 34.83–44.53, h° 17.96–97.41, SÇKM %10.45–20.21, TEA %0.32–1.51 arasında değişmiştir. İki yıllık ortalama fitokimyasal analiz sonuçlarına göre ise; toplam fenolik madde 1 058.87–2 455.70 mg GAE/kg TA, flavonoid 527.09–2 288.69 mg KE/kg TA, monomerik antosiyanin 0.73–552.28 mg/kg TA, karotenoid 68.36–468.05 mg β-karoten eşd./kg TA, protein %0.94–1.96, melatonin 0.17–10.15 ng/g bulunmuştur. Antioksidan kapasite DPPH yöntemiyle 881.99–2 435.93, ABTS ile 2 241.17–3 885.19, CUPRAC ile 3 273.04–13 735.64 mg TE/kg TA aralığında ölçülmüştür. Organik asitlerden tartarik 578.78–1 903.19, sitrik 470.32–3 536.30, okzalik 113.05–244.13, malik asit 2 803.63–9 846.68 mg/kg TA; şekerlerden sakkaroz 2.05–3.52, glikoz 2.29–5.05, fruktoz 1.83–4.07, sorbitol 0.85–5.50 g/100 g TA düzeyinde tespit edilmiştir. Makro elementlerden Na 24.60–154.16, Mg 99.60–301.44, K 1 429.04–2 601.16, Ca 486.16–1 670.40 mg/kg; mikro elementlerden Fe 4.75–12.10, Cu 1.48–4.98, Zn 0.17–2.54, Al 2.64–7.27 mg/kg aralığında bulunmuştur. Yapılan kümeleme analizinde genotipler iki ana gruba ayrılmış, genotiplerin büyük çoğunluğu birinci grupta yer alırken, F17 ve H14 kodlu genotipler diğerlerinden ayrılarak ikinci ana grubu oluşturmuştur. İncelediğimiz alıç genotiplerinde F17 ve H14 genotipleri meyve iriliği ve yüksek et oranı ile dikkat çekerken G19 ve C18 genotipleri yüksek fitokimyasal içerikleri ile öne çıkmıştır.Öğe Yapay zeka teknikleri kullanılarak göğüs ultrason tekniklerinin sınıflandırılması(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Kutlu, Esra; Aksoy, Aziz; Yıldırım, MuhammedBu çalışmada, meme kanseri teşhisinde ultrason görüntülerini kullanarak iyi ve kötü huylu lezyonları ayırt etmek amacıyla çeşitli önceden eğitilmiş konvolüsyonel sinir ağı (CNN) modelleri kullanılarak bir sınıflandırma sistemi geliştirilmiştir. Araştırmada temel olarak, Ultrasound Breast Images for Breast Cancer (UBIBC) veri setinden elde edilen 9.016 ultrason görüntüsü kullanılmıştır. Veri seti, dengeli bir şekilde 4.074 benign ve 4.042 malign eğitim görüntüsü ile 500 benign ve 400 malign test görüntüsünden oluşmaktadır. Görsellerin orijinal boyutu 700×460 piksel olup, tüm görüntüler modellerle uyumlu olacak şekilde 224×224×3 boyutuna yeniden boyutlandırılarak normalize edilmiştir. RGB renk kanallı ve 8-bit derinlikteki bu görseller, eğitim öncesi önişlem sürecinden geçirilmiştir. Modelleme aşamasında ResNet50, DenseNet121, EfficientNetB0, MobileNetV3 ve ShuffleNetV2 gibi farklı CNN mimarileri kullanılmış; transfer öğrenme yöntemi ile bu modellerden öznitelikler çıkarılarak çeşitli denetimli makine öğrenmesi sınıflandırıcıları (KNN, Cubic SVM, Linear Discriminant vb.) ile sınıflandırma gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmalar Google Colab ortamında, T4 GPU desteğiyle Python programlama dili kullanılarak yürütülmüştür. Modellerin performansları doğruluk (accuracy), hassasiyet (precision), duyarlılık (recall), F1 skoru, eğitim süresi ve tahmin hızı gibi metrikler ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, EfficientNetB0 + Cubic SVM mimarisi %96.73 doğruluk oranı ile yüksek başarı gösterirken, ResNet50 + KNN (Fine) modeli %96.18 doğruluk ile öne çıkmıştır. Ayrıca, hafif yapılı MobileNetV3 + ShuffleNetV2 mimarilerinin birleştirilmesiyle çıkarılan öznitelikler, KNN Fine sınıflayıcıyla %98.12 doğruluk oranına ulaşarak çalışmanın en başarılı sonuçlarını üretmiştir. Bu birleşim hem yüksek sınıflandırma başarısı hem de düşük eğitim süresi (0.01 sn) ile dikkat çekmektedir. ROC eğrileri incelendiğinde, tüm modellerin AUC değerlerinin 0.95'in üzerinde olduğu ve özellikle yanlış negatif oranlarının çok düşük olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, tıbbi uygulamalar açısından modelin güvenilirliğini desteklemektedir. Sonuç olarak, farklı CNN mimarileriyle çıkarılan özniteliklerin klasik makine öğrenmesi sınıflandırıcılarıyla sınıflandırılması, ultrason görüntüleri üzerinden meme kanseri teşhisinde oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Özellikle MobileNetV3 + ShuffleNetV2 + KNN Fine kombinasyonu, mobil ve düşük kaynaklı tıbbi sistemlerde kullanılabilecek düzeyde hafif, hızlı ve yüksek doğruluklu bir çözüm sunmaktadır. Bu çalışma, derin öğrenme tabanlı teşhis sistemlerinin, geleneksel yöntemlere kıyasla daha doğru, hızlı ve uygulanabilir alternatifler sunabileceğini ortaya koymaktadır. Gelecekte, modelin daha büyük ve çeşitli veri kümelerinde denenerek genellenebilirliği artırılması hedeflenmektedir. ANAHTAR KELİMELER: CNN, Derin Öğrenme, Meme Kanseri, Sınıflandırıcılar, Yapay ZekaÖğe Tıbbi biyomedikal malzeme kullanılan hastalarda SF36 ölçeği ile yaşam kalitesnin değerlendirilmesi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Tokgöz, Yasin; Aksoy, AzizBu araştırma, SF-36 ölçeği kullanılarak bireylerin yaşam kalitesini belirleyen fiziksel, mental ve sosyal sağlık durumlarını değerlendirmeyi amaçlamıştır. Araştırma, katılımcıların demografik özellikleri ile SF-36 alt boyutlarındaki skorlar arasındaki ilişkileri incelemiştir. Araştırmanın evrenini Malatya Turgut Özal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kuluncak Şehit Mehmet Ali Şekerci Devlet Hastanesi'nde tedavi gören 18-65 yaş arası, herhangi bir ruhsal hastalığı bulunmayan 300 gönüllü hasta oluşturmuştur. Veriler, yüz yüze anket yöntemiyle Katılımcı Bilgi Formu ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışma, beş farklı hasta grubunu (Nefroloji/Üroloji, Kardiyoloji/KVC, Ortopedi, Nöroşirurji, Göz Hastalıkları) kapsamaktadır. Analizler SPSS 25.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiş; normallik testleri, t testleri ve ANOVA ile veriler değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, hastaların yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarından "Enerji/Canlılık", cinsiyet ve muayene sıklığı gibi değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<0.05). Ayrıca, tedavisi hakkında bilgi sahibi olan bireylerde "Fiziksel Fonksiyon" ve "Genel Sağlık" düzeyleri anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Diğer sosyo-demografik değişkenlerin (yaş, eğitim durumu, biyomedikal malzeme kullanım süresi vb.) yaşam kalitesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Bu çalışma, biyomedikal cihaz kullanan bireylerin yaşam kalitesini etkileyen çeşitli faktörleri ortaya koyarak, sağlık hizmetlerinin kişiselleştirilmesi ve hasta eğitimi konularında önemli ipuçları sunmaktadır.Öğe Filistin-İsrail çatışmasının tarihi seyri ve tarafların uluslararası basında temsili: 7 Ekim 2023 Gazze saldırısı(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Bağ, Şayeste; Yağbasan, Mustafaİsrail-Filistin savaşı, uzun bir geçmişe sahip olan karmaşık bir çatışmadır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de Filistin, tüm Orta Doğu ülkelerinin yanı sıra gerek dini gerek jeopolitik ve gerekse de stratejik konumuyla tüm dünya ülkelerinin odak noktası haline gelmiştir. Aynı zamanda dünya tarihinin en uzun süren savaşlarından biri olmaya aday olan bu savaş, hakkında yazılıp çizilenler açısından gündemde yer işgal etmeye devam etmeye adaydır. Bu çalışmada İsrail- Filistin çatışması tarihi süreçleriyle birlikte ele alınmış ve bu çatışmayla ilgili söylemlerin ulusal basında ve medyada nasıl algılandığı ya da çatışmayla ilgili nasıl algı oluşturulmaya çalışıldığı, çeşitli kitap, makale ve tezler taranarak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma, yayınlanan haber çerçevelerinde tarafların haberlerde nasıl konumlandırıldığını anlayabilmek için Teun Adrianus Van Dijk' in eleştirel söylem analizi yöntemi ve içerik analizi yöntemiyle desteklenerek incelenmiştir. Çalışma için seçilen 6 yayın organından 30 günlük haber manşeti random yöntemiyle belirlenmiş ve toplamda 180 adet haber manşeti incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca uluslararası yayın organlarında ideolojilerin, kitleler üzerindeki oluşturduğu algı politikası 7 Ekim-5 Kasım Hamas-İsrail çatışması haberlerinde açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: İsrail, Filistin, Hamas, Uluslararası Basın, Algı, Kamu Diplomasisi, Medya, Söylem, Çerçeveleme, Eleştirel Söylem Çözümlemesi, İçerik AnaliziÖğe Firmaların finansal performansını etkileyen iç faktörlerin araştırılması: MSCI Türkiye Endeksi üzerine bir uygulama(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Savaş, Funda; Karaca, Süleyman SerdarBu çalışmanın amacı, MSCI Türkiye endeksinde yer alan firmaların finansal performansını etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu endekse dahil 68 firmanın 2010 1Q – 2024 3Q arasındaki dönemi kapsayan çeyrek veriler kullanılarak 59 gözlem yer almaktadır. Ancak veri setinde çalışma dönemine ait verileri tam olan 35 firma analiz kapsamına alınmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak üç farklı finansal performans göstergesi kullanılmıştır: Firma değerini temsilen, Firma Değeri / Defter Değeri Oranı (FD/DD), firma kârlılıklarını temsilen Aktif Kârlılık (ROA) ve Özsermaye Kârlılığı (ROE); bağımsız değişkenler ise Finansal Kaldıraç Oranı (FKO), Cari Oran (CO), Alacak Devir Hızı (ADH), Stok Devir Hızı (SDH), Aktif Büyüklük (AKBÜY) ve Özsermaye Büyüklüğü (ÖZBÜY) olarak belirlenmiştir. Veri seti üzerinde uygulanan analizlerde, uzun dönemli ilişkilerin test edilmesi amacıyla Westerlund (2007) Eşbütünleşme Testi yapılmış, değişkenler arasındaki katsayıların tahmininde ise MGE Katsayı Tahmincisi ve Driscoll-Kraay Dirençli Katsayı Tahmincisi yöntemleri kullanılmıştır. Analiz sonucu olarak uzun vadede değişkenler arasında eşbütünleşik ilişkinin olduğu görülmektedir. Ayrıca; ADH, FKO ve SDH'nin FD/DD üzerinde anlamlı etkisi vardır. FKO, CO, SDH, AKBÜY ve ÖZBÜY' ün ROA üzerinde anlamlı etkisi vardır. CO, ADH, AKBÜY ve ÖZBÜY' ün ROE üzerinde anlamlı etkisi vardır. Bu yöntemler aracılığıyla, firmaların finansal performansını etkileyen değişkenlerin istatistiksel anlamlılık düzeyleri ortaya konmuş ve elde edilen bulgular doğrultusunda yatırımcılar, finansal analistler ve karar vericiler için yönlendirici çıkarımlar yapılması hedeflenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Finansal Performans, MSCI Türkiye Endeksi, Eşbütünleşme testi, Katsayı tahmincileriÖğe Karaciğer nakli olan hastalarda reiki uygulamasının ağrı, anksiyete ve yaşam bulgularına etkisi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Çeri, İlayda; Demir, BilsevBu araştırma, karaciğer nakli olan hastalarda reiki uygulamasının ağrı, anksiyete ve yaşam bulguları üzerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma, randomize kontrollü olarak Ekim 2024 – Kasım 2025 tarihleri arasında, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakil Enstitüsünde yürütüldü. Örneklemi 45 reiki grubu, 45 kontrol grubu olmak üzere toplam 90 hasta oluşturdu. Veriler, Hasta Tanıtım Formu, Visual Analog Skalası (VAS), Durumluluk Kaygı Ölçeği (STAI-I) ve Yaşam Bulguları Takip Formu ile toplandı. Tüm hastalara ön test uygulandıktan sonra, reiki grubundaki hastalara araştırmacı tarafından 30-40 dakika arasında reiki uygulandı ve uygulamadan hemen sonra VAS, STAI-I ve Yaşam Bulguları Takip Formu yeniden dolduruldu. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar t-testi, eşleştirilmiş gruplarda t-testi ve ki-kare testi kullanıldı. Reiki ve kontrol grubundaki hastaların ön test VAS, STAI-I ve yaşam bulguları puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlendi (p>0.05). Reiki grubundaki hastaların tüm ölçümlerinde son test puan ortalamalarının kontrol grubuna göre iyileştiği belirlendi (p<0.05). Grup içi karşılaştırmalarda ise; reiki grubunun VAS, STAI-I, nabız, solunum sayısı ve oksijen satürasyonu arasında fark anlamlı bulundu (p<0.05). VAS ve STAI-I puanlarının ön test ve son test değerleri arasındaki farklar incelendiğinde puan ortalamalarındaki azalmanın reiki grubunda daha fazla olduğu belirlendi (p<0.05). Karaciğer nakli olan hastalara yapılan reiki uygulamasının hastaların ağrı ve anksiyete düzeylerini azalttığı, nabız hızı ve solunum sayısını düşürdüğü, oksijen satürasyonunu arttırdığı, vücut ısısı, sistolik ve diastolik kan basıncı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı belirlendi. ANAHTAR KELİMELER: Karaciğer nakli, reiki, ağrı, anksiyete, yaşam bulgularıÖğe Yerel yönetimlerde beyaz masa uygulamaları: Malatya Büyükşehir Belediyesi örneği(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Yeşilova, Fatma; Yılmaz, VedatTürk idare yapısı içinde yer alan mahalli idareler, yerel halkın sosyal gereksinimlerini anında karşılamak ve halkın demokratik bir şekilde yönetime katılımını kolaylaştırmak için faaliyet gösteren idari kuruluşlardır. Esasen yönetimin işlerini basitleştirmek ve aynı zamanda siyasi iktidara veya merkezi yönetime itibar sağlayan çok önemli kamu hukuku unsurlarıdır. Yerel yönetimler bünyesinde bulunan ve kamuoyuyla iletişim faaliyetleri yürüten birimler, yereldeki hizmetlerin sunulmasında veya etkinliğin artırılmasında da önemli bir rol üstlenirler. Belediyeler talep ve ihtiyaçların giderilmesinde vatandaşlar ile iletişimde farklı araç ve teknikleri kullanmaktadırlar. Bu araç ve tekniklerin başında ''Beyaz Masa'' uygulaması gelmektedir. Ülkemizde beyaz masa ilk defa 1994 senesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesinde kurulmuştur. Yerel yönetimlerde vatandaşa en yakın yönetim birimi olarak belediyeler yerel halk ile bilgi alışverişinde bulunma, hizmet etme ve demokrasi kavramını yaşatma noktasında önem arz etmektedir. Bu çalışmada Malatya Büyükşehir Belediyesi örneklem olarak alınarak 500 kişi ile anket çalışması yapılmış ve yerel halkın beyaz masa uygulamasındaki memnuniyet düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Büyükşehir Belediye, Beyaz Masa, Halkla İlişkiler, Yerel Yönetimler, VatandaşÖğe Farklı kaynaklı kükürt uygulamalarının toprak kalitesi üzerine etkileri(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Çelik, Tuğce Damla; Yanardağ, AsumanBu araştırma, Malatya ili Hekimhan ilçesi Yukarı Girmana Mahallesi'nde kireçli topraklarda (CaCO₃ %24, pH 8.3, EC 0.42 dS m⁻¹, OM %1.25) gelişim geriliği gösteren 5 yaşındaki kayısı (Prunus armeniaca L.) fidanlarında farklı kükürt kaynaklarının (elementel kükürt – EK, amonyum sülfat – AS, sülfürik asit – SA) toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2 m × 2 m boyutlarında, her biri 4 farklı doz (0, 250, 500, 1000 g/bitki) ve çiftlik gübresi (20 kg/bitki) takviyeli parsellerde tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Uygulama sonrası toprak pH'sı, SA ile %10,1 (8.3'ten 7.46'ya), EK ile %7,4 (8.3'ten 7.68'e) azalmış; AS uygulamasında ise pH değişimi sınırlı kalmıştır (8.3'ten 8.05'e). EC değerleri SA'da 0.42'den 0.63 dS m⁻¹'ye, AS'de 0.42'den 0.58 dS m⁻¹'ye yükselmiştir (p<0.05). OM içeriği EK+çiftlik gübresi kombinasyonunda %1.25'ten %1.88'e, AS+çiftlik gübresinde ise %1.74'e çıkmıştır. CaCO₃ içeriği SA+çiftlik gübresinde %24.0'tan %19.8'e düşmüştür. Besin elementi düzeyleri bakımından, EK ve AS uygulamaları toplam N'yi sırasıyla %18 ve %14 artırırken, SA uygulaması Mg içeriğinde %12'lik bir azalma göstermiştir. Mikro elementlerden Fe içeriği SA ile %22 artarken, Zn ve Mn değerleri tüm uygulamalarda önemli düzeyde yükselmiştir (p<0.05). Mikrobiyal biyokütle karbon (Cmic) EK uygulamasında %26, mikrobiyal biyokütle azot (Nmic) SA'da %21 artış göstermiştir. Sonuçlar, kireçli ve yüksek pH'lı topraklarda SA ve EK uygulamalarının pH düşürme, CaCO₃ çözünürlüğünü artırma ve mikro besin elementlerinin yarayışlılığını iyileştirme açısından etkili olduğunu ortaya koymuştur. Çiftlik gübresi ile kombinasyon, organik madde ve mikrobiyal aktiviteyi artırmada önemli rol oynamıştır. Çalışma, Malatya kayısı yetiştiriciliğinde toprak ıslahı için SA (500 g/bitki) + çiftlik gübresi kombinasyonunun optimum çözüm olabileceğini önermektedir.Öğe Yerel yönetimlerde sosyal medya kullanımı: Malatya örneği(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Uzun, Murat; Karabulut, Aydınİnternet teknolojisinin sosyal medya ile kazandığı etkileşimli yapı insan hayatına temas eden pek çok hususu da yeni baştan dizayn ederek dönüştürmüştür. McLuhan'ın modern dünyayı tasvir ettiği "küresel köy" tanımı sosyal medya kavramıyla adeta bir mahalle nispetinde küçültmüş, iletişim ve sosyalleşme farklı bir boyut kazanmıştır. Kent yönetimini Malatya özelinde sosyal medya kullanımı bağlamında ele alan işbu çalışmada öncelikle kent kavramının farklı perspektiflerden irdelemesi yapılarak unsurları ortaya konmaya çalışılmıştır. Kent yönetimi olgusunun tarihsel gelişimi özetlenerek yürürlükteki mevzuat kapsamında bağlamı yetkileri açıklanmış ve unsurları tahlil edilmiştir. Malatya ilini ve bağlı olan 13 ilçesini valilik, kaymakamlık ve belediyeler özelinde sınıflandırarak sosyal kullanım pratikleri çevrimiçi araçlar vasıtasıyla nicel ve nitel olarak incelenerek ele alınmış ve daha etkin bir sosyal medya kullanımı adına öneriler sunulmuştur. Ortaya konulan bu çalışma sosyal medyayı yerel düzeyde ele alarak kent yönetimindeki etkisini içerik analizi yöntemi ve muhtelif dijital açık kaynaklı araçlarla irdelemiş, elde edilen bulgular tartışılmıştır. Çalışma aynı zamanda siyasi idareye kaynak olması amacıyla yasa ve yönetmelik taslağı kurgulayarak sosyal medya ve mevzuat ilişkisi kapsamında katkılar sunmuştur.Öğe Şifreleme uygulamalarında kullanılan kaotik tabanlı rastgele sayı üreteçlerinin yankı durum ağları ile benzetimi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Şahin, Fatih; Kavuran, GürkanGüvenli haberleşme ve veri koruma süreçlerinde rastgele sayı üreticileri (RSÜ), şifreleme algoritmalarının temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Geleneksel rastgele sayı üretme yöntemleri belirli istatistiksel ve güvenlik kriterlerini karşılamakta yetersiz kalabilirken, kaotik sistemlerin doğasında bulunan deterministik ama öngörülemez dinamikler, güçlü rastgelelik özellikleri sunarak alternatif bir yaklaşım sağlamaktadır. Bu tezde, kaotik tabanlı rastgele sayı üreticilerinin (KRSÜ) güvenilirliği ve performansı incelenerek, yankı durum ağları (Reservoir Computing- RC) ile benzetimi gerçekleştirilmiştir. Yankı durum ağları, düşük maliyetli hesaplama gereksinimleri ve güçlü doğrusal olmayan dinamikleri sayesinde kaotik sistemlerin modellenmesinde etkili bir araç olarak kullanılmaktadır. Çalışmada, farklı kaotik haritalar ve sistemler kullanılarak üretilen rastgele sayıların istatistiksel özellikleri analiz edilmiş ve yankı durum ağları yardımıyla doğrulukları değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, kaotik tabanlı rastgele sayı üreticilerinin yüksek güvenlikli şifreleme uygulamalarında kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca, yankı durum ağlarının kaotik sistemlerin taklit edilmesinde ve rastgelelik analizlerinde başarılı bir şekilde uygulanabileceği ortaya koyulmuştur. Çalışma, kaotik sistemler ve yapay sinir ağları arasındaki ilişkiye dair yeni bir bakış açısı sunarak, şifreleme sistemlerinin daha güvenli hale getirilmesine katkı sağlamaktadır.Öğe Kisitli sulama koşullarinda potasyum silikat ve mikorizanin çin karanfilinin (dianthus chinensis) gelişimi üzerine etkisi(Malatya Turgut Özal Üniversitesi, 2025) Aktaş, Ayşegül; Doğan, ErgünBu çalışma mevsimlik süs bitkileri içerisinde popüler olan Çin Karanfilinin su stresi koşullarında vejetatif ve generatif gelişimini araştırmak amacıyla 2024-2025 yıllarında Malatya Turgut Özal Üniversitesi Battalgazi MYO araştırma ve uygulama seralarında 1 yıl süre ile saksı denemesi olarak yürütülmüştür. Araştırma, kontrollü koşullarda yürütülen saksı denemesi şeklinde tasarlanmış olup, beş farklı uygulama grubu değerlendirilmiştir. Uygulamalar: kontrol, %50 s-gübre, %100 s-gübre, %50 s-mikoriza ve %100 s-mikoriza şeklinde tasarlanmıştır. Deneme alanında 2024 yılında saksılara dikimi yapılmış 51 adet aynı gelişim evresinde karanfil fidesi kullanılmıştır. Deneme tam şansa bağlı blok deneme desenine göre kurulmuştur. Homojen bitkilerden 5 tekerrürlü bloklar oluşturulmuş, sulama konuları bloklara gübreler ise tesadüfe bağlı olarak uygulanmıştır. Bloklara iki farklı sulama konusu belirlenmiş ve 4 günde bir sulanan bitkilere su stresi uygulanmıştır. Ayrıca su stresine dayanımlarını artırabilmek amacıyla strese başlamadan önce potasyum silikat ve mikoriza gübreleri 1 kez uygulanmıştır. Kontrol grubuna hiçbir gübre uygulaması yapılmayıp, tam sulama yapılmış ve stres uygulanmamıştır. Karanfil bitkilerinin çiçeklenme dönemleri gibi fenolojik tarihleri kaydedilmiştir. Deneme sonunda morfolojik ölçümler yapılarak veriler kaydedilmiştir. Denemede bitki boyu, taç iz düşümü, sürgün sayısı, yaprak sayısı, yaprak uzunluğu, çiçek ve tomurcuk sayısı, çiçek çapı, yaş ve kuru ağırlık ile gövde çapı gibi morfolojik parametreler ölçülmüş; elde edilen veriler varyans analizi ve LSD testi ile istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, %100 s-gübre ve %100 s-mikoriza uygulamaları, bitki gelişimi ve biyokütle üretimi açısından en yüksek değerleri vermiştir. Özellikle %100 s-gübre uygulaması, bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaş ve kuru ağırlık gibi parametrelerde anlamlı artış sağlamıştır. %100 s-mikoriza uygulaması ise yaprak sayısı ve taç iz düşümünde öne çıkmıştır. Buna karşılık, %50 doz uygulamaları, özellikle mikoriza açısından yetersiz kalmış ve bitki gelişimini sınırlamıştır. Kontrol grubunun bazı kalite parametrelerinde (çiçek çapı, tomurcuk sayısı) yüksek performans göstermesi, doğal toprak mikrobiyotasının etkisini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, su stresi koşullarında tam doz gübre ve mikoriza uygulamaları, bitki gelişimini destekleyici etkiler göstermiştir. Bu nedenle, kuraklık riski taşıyan bölgelerde bu tür uygulamaların birlikte ve dengeli şekilde kullanılması önerilmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Su stresi, mikoriza, gübre, bitki gelişimi, biyokütle, morfolojik özellikler












